Welcome to Söz Gazetesi - Söz Tv   Click to listen highlighted text! Welcome to Söz Gazetesi - Söz Tv
Kültür-Sanat

Bedene Nakşedilen Hafıza: Deq/Dak Dövmeleri

Türkmen, Kürt, Arap, Ezidî, Süryani ve Dom Toplumlarında Bedene Nakşedilen Hafıza: Deq/Dak Dövmeleri ve Kadim Kadın İşaretleri

Fotoğraflarda görülen işaretler, Anadolu–Mezopotamya hattında “deq, dak, daq, dek” gibi adlarla bilinen geleneksel dövmelerdir. Bu dövmeler yalnızca estetik bir süs değil; beden üzerine yazılmış bir hafıza, korunma, aidiyet ve bereket dilidir. Özellikle yaşlı kadınların yüzünde, çenesinde, ellerinde, bileklerinde, kollarında ve boyun bölgesinde görülen bu işaretler; modern dövme kültüründen çok daha eski bir inanç ve halk kültürü katmanına aittir. Mardin üzerine yapılan akademik çalışmada deq’in kişinin topluluğa aidiyet duygusunu görünür kılan önemli bir sembol olduğu, farklı etnik ve inanç çevrelerinden kadınlarla yapılan görüşmeler üzerinden incelenmiştir.  

Bu işaretlerin en önemli yönü, tek bir kimliğe indirgenemeyecek kadar geniş bir coğrafi ve kültürel yayılıma sahip olmalarıdır. Güneydoğu Anadolu, Kuzey Suriye, Irak ve Mezopotamya çevresinde Kürt, Türkmen, Arap, Ezidî, Süryani ve Dom topluluklarında benzer dövme geleneklerine rastlanır. Şanlıurfa/Viranşehir merkezli saha çalışmasında da daq kültürü için yaklaşık doksan kişiyle görüşüldüğü, görsel ve sözlü kayıtların arşivlendiği belirtilir.  

Deq/Dak Ne Anlama Gelir?

Deq veya dak, halk arasında genellikle geleneksel dövme anlamında kullanılır. Ancak bu dövmeler bugünkü anlamıyla yalnızca “süs” değildir. Onlar bir çeşit bedensel muska gibidir. Nazar değmesin, hastalık gelmesin, çocuk olsun, bereket artsın, el lezzetli olsun, güzellik tamam olsun, kötü ruh uzak dursun diye yapılırdı. Harran’daki dövme geleneğini inceleyen çalışmada dövmelerin süslenme, bereket, korunma, hastalık ve gündelik hayatla ilgili işlevleri olduğu; örneğin avuç içindeki nokta dövmelerinin yemek bereketi ve el lezzetiyle ilişkilendirildiği aktarılır.  

Bu dövmelerin çoğu çocukluk veya genç kızlık döneminde yapılırdı. Malzeme olarak ise çoğu yerde is, kül, çıra isi, anne sütü, hayvan sütü veya bitkisel karışımlar kullanılırdı. İğneyle deri delinir, hazırlanan karışım derinin altına işlenirdi. Bu yönüyle deq, hem acı eşiğinden geçen bir beden ritüeli hem de kadının toplumsal hafızaya katılış işaretiydi.

Fotoğraflardaki Başlıca İşaretler

Fotoğraflarda özellikle el üstü, bilek, kol, çene, dudak altı ve boyun bölgelerinde yoğunlaşan işaretler görülüyor. Bu bölgeler deq geleneğinde en yaygın alanlardandır. Çene ve dudak altındaki çizgiler çoğu zaman kadınlık, güzellik, bereket ve korunma anlamı taşır. El üstü ve bileklerdeki işaretler ise hem nazarlık hem de aidiyet sembolü olarak okunabilir.

Eldeki ve koldaki artı/haç biçimli motifler dikkat çekiyor. Bunları doğrudan Hristiyan haçı olarak yorumlamak her zaman doğru değildir. Aynı şekil bir yerde “dört yön”, başka yerde “koruyucu mühür”, başka yerde “nazar kırıcı işaret” anlamı taşıyabilir. Süryani kültür çevresinde haç anlamı kazanabilirken, Müslüman ya da Ezidî topluluklarda aynı form daha çok koruyucu sembol olarak yaşayabilir. Mardin çalışması, dövmenin din ve gelenekle ilişkisini incelerken bu tür işaretlerin farklı topluluklarda benzer tekniklerle fakat farklı anlam katmanlarıyla var olabildiğini gösterir.  

Fotoğraflarda görülen nokta dizileri de önemlidir. Nokta, halk inançlarında çoğu zaman nazarı dağıtan, kötülüğü parçalayan, bereketi çoğaltan küçük mühürler gibi düşünülür. Bazı bölgelerde nokta dizileri yıldız, tohum, bereket, doğurganlık veya şifa ile ilişkilendirilmiştir. Harran örneğinde avuç içindeki nokta dövmelerinin yemek bereketi ve el lezzetiyle ilişkilendirilmesi bunun güzel bir örneğidir.  

Boyun bölgesinde aşağı doğru inen dikey çizgi ve merdivenimsi düzen ise ayrıca dikkat çekicidir. Bu tür motifler halk yorumlarında bazen “yol”, “merdiven”, “yükseliş”, “yaşam çizgisi” veya “ruhun göğe doğru hareketi” şeklinde açıklanır. Viranşehir saha çalışmasında güneş, yıldız, hilal, göz, tarak, turna, çiçek, yılan, aslan ve merdiven gibi motiflerin tek tek anlamlandırıldığı görülür.  

Kadın Bedeni Bir Kültür Defteri Gibi

Deq geleneğinde kadın bedeni adeta bir kültür defteridir. Yazının olmadığı ya da yazılı kültürün sınırlı olduğu dönemlerde topluluklar hafızalarını yalnızca sözle değil, bedenle de taşımıştır. Dövme, burada “ben kimim?” sorusuna verilen sessiz bir cevaptır. Hangi aşiretten, hangi ocaktan, hangi köyden, hangi inanç çevresinden gelindiğini bazen bir motif, bazen bir nokta, bazen de çene altına işlenen küçük bir çizgi anlatır.

Bu yüzden deq, yalnızca bireysel bir süslenme değil; aynı zamanda toplumsal kimlik, kadınlık hafızası ve halk inancı taşıyıcısıdır. “Geçmişin izlerini taşıyan gelenek Dak” başlıklı çalışmada dövmelerin bireyin yaşadığı coğrafyanın, toplumsal ilişkilerinin, kültürel birikiminin ve korkularının izlerini taşıyan aracılar olduğu vurgulanır.  

İnanç Katmanları: Şamanî, Mezopotamyalı, Zerdüştî ve Halk İslamı İzleri

Deq/dak dövmelerinde tek bir dinî köken aramak yanıltıcı olur. Bu işaretler çok katmanlıdır. Mezopotamya’nın eski bereket kültleri, nazar inançları, Şamanî korunma düşüncesi, Zerdüştî ateş ve ışık sembolizmi, Ezidî ve Süryani sembolleri, ardından halk İslamı ve Alevi-Bektaşi çevrelerdeki batınî sembol anlayışı aynı kültürel havzada birbirine karışmıştır. Çetin Tekin’in çalışması, dövmenin Zerdüştlük, paganizm, Şamanizm, Taoizm, Maniheizm ve Budizm gibi inanç sistemlerinin izlerini taşıyabildiğini belirtir.  

Burada dikkat edilmesi gereken şey şudur: Aynı motif her yerde aynı anlama gelmez. Bir kadının çenesindeki çizgi bir köyde güzellik işareti olabilir; başka bir köyde nazardan korunma, başka bir toplulukta evlilik, doğurganlık veya soy/aşiret aidiyeti anlamına gelebilir. Bu nedenle fotoğraftan kesin hüküm vermek doğru değildir. Motifin gerçek anlamı, onu taşıyan kişinin ailesi, köyü, dili, inancı ve o dövmeyi kimden öğrendiğiyle anlaşılır.

Neden Daha Çok Kadınlarda Görülür?

Bu dövmeler erkeklerde de görülse de özellikle kadın bedeninde daha yaygındır. Bunun nedeni kadının geleneksel toplumda hem soyun devamı, hem evin bereketi, hem de kültürel aktarımın taşıyıcısı olarak görülmesidir. Kadının eli yemekle, üretimle, çocukla, şifayla ve bereketle ilişkilendirilmiştir. Bu yüzden el, avuç içi, bilek ve yüz bölgeleri sembolik olarak çok güçlüdür.

Çene ve dudak altına yapılan dövmeler ise kadının yüzünü yalnızca güzelleştirmez; ona bir tür koruyucu mühür de kazandırır. Yüz, insanın topluma açılan kapısıdır. Bu kapıya işlenen sembol, hem kimlik hem de korunma anlamı taşır. Eski inanç dünyasında bedenin açıkta kalan yerleri nazara daha açık kabul edildiği için yüz, el ve bilek gibi bölgeler dövme için özellikle seçilmiştir.

Sonuç: Bedenin Üzerindeki Sessiz Tarih

Fotoğraflardaki işaretler, kaybolmakta olan bir halk kültürünün canlı tanıklarıdır. Bu dövmeler, yalnızca yaşlı kadınların derisinde kalmış soluk çizgiler değildir; Mezopotamya’dan Anadolu’ya taşınan binlerce yıllık sembol hafızasının izleridir. Her nokta bir nazarlık, her çizgi bir yol, her haç biçimi bir koruyucu mühür, her çene işareti kadınlığın ve bereketin sessiz duası gibidir.

Deq/dak geleneği bize şunu söyler: İnsan yalnızca sözle konuşmaz. Bazen beden de konuşur. Bazen bir nine, kolundaki solmuş işaretlerle bütün bir kavmin, bütün bir köyün, bütün bir inanç dünyasının hikâyesini taşır. O işaretler silik görünür ama anlamı derindir; çünkü onlar bedenin üstüne kazınmış halk irfanı, kadın hafızası ve kadim korunma duasıdır.

Mehmet Özgür Ersan

Kaynakça

Anşin, Gülizar & Kara, Bülent. “Mardin’de Din ve Dövme (Deq) İlişkisi.” Milli Kültür Araştırmaları Dergisi, 2023.  

Akalın, Ebru. “Şanlıurfa Harran’da Dövme Geleneği.” Folklor Akademi Dergisi, 2019.  

Tekin, Çetin. “Geçmişin İzlerini Taşıyan Gelenek Dak.” Disiplinlerarası Yenilik Araştırmaları Dergisi, 2023.  

ŞURKAV / Viranşehir Kaymakamlığı. “Bedene Nakşedilen Tarih: Daq (Dövme).” 2021.

Yazar

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Click to listen highlighted text!