KLAVYE EFELERİ / Aysel Yenidoğanay

Sosyal medyada son dönemlerde yeni tipler türedi: Klavye efeleri. Bunlara klavye silahşörleri de deniyor ama ben “efe” demeyi tercih ettim. Ege’nin efesi değil; “her şeyi ben bilirim” havasında gezinen, olur olmaz her şeye dayılanan tipler. Bu efeler bazen kadın bazen de erkek kimliğindedir.
Gerçek hayatta birinin yüzüne söyleyemeye cesaret edemedikleri ne varsa ekran karşısında efe kesiliyor.
AI bu tipleri şöyle özetliyor:
Cesaretlerini ekrandan alırlar: Yüz yüze iletişimde sessiz veya çekingen olan kişiler, klavye başında son derece cesur ve kavgacı kesilirler.
Anonimlik kullanırlar: Gerçek kimliklerini gizleyerek ya da sahte profiller arkasına saklanarak toplumsal olaylara veya kişilere karşı saldırgan paylaşımlar yaparlar.
Sanal bir güç tatmini yaşarlar: Gerçek hayattaki yetersizliklerini veya öfkelerini dijital dünyada kelimelerle bastırmaya çalışırlar.
Bu tipler öylesine çoğaldı ki; hayatında bir şiir kitabı ya da bir roman okumamıştır ama şiir ve roman hakkında destan yazar.
Hiçbir siyasi oluşumda yer almadığı gibi siyasi görüşü de yoktur. Rüzgar hangi yöne eserse kendi de o yöne savrulur; buna rağmen siyaset bilimini yeniden yazar.
Yapılan her yorumun altında mutlaka görüşü vardır. Ve her yorumun sonunu sinkaflı bitirir.
Daha afili görünmek için yapay zekaya başvurur, oradan kopyalayıp yapıştırdığı bir sözü paylaşır, altına da bir isim yazar, bunu da tartışmaya açar. Ezkaza onun hoşuna gitmeyecek bir yorum yazdıysanız vay halinize! Bütün takipçileriniz sizin ne kadar “cahil” olduğunuzu öğrenir.
Asla din konusunu tartışamazsınız. O konuya girdiğiniz an cehennemde cayır cayır yanmaya adaysınız artık.
Başarılı bir oyuncunun, bir sanatçının, bir sporcunun bütün hareketleri falsoludur ona göre. Bin bir eleştiri ve hakaret anında devreye girer. Sanki kendi yapsa daha iyi olacakmış gibi!
Hele o tarih bilgileri yok mu; kendi tarihini bile unutursun sonunda.
Klavye efelerinin en büyük özellikleri, pespaye yaşamlarını gözlerden uzak tutabileceklerini düşünerek yiyip içtikleri yerlerin fotoğraflarını paylaşırlar. Lüks arabaları, lüks mekanları gözler önüne sererler. Genç kızlar/genç erkekler vardır kollarında. Gözünüzün içine içine sokarlar bunu. Varsıllığın dibe çökmüş halini görürsünüz. Ve ne acıdır ki bütün bu görüntüleri gerçek sanıp imrenenler de var.
Ve bunlar klavye başında en önde vatan kurtarmaya gider. Vatan söz konusu olduğunda da çürüğe çıkma ihtimalleri yüzde doksan dokuz olmasına rağmen.
Teknolojinin hızla gelişmesi, internetin hayatımızın merkezine yerleşmesi tüm dengeleri bozdu. Yapay zeka destekli bilgi klavye efelerinin cesaretini arttırdı.
Teknolojinin esiri olmayan, kendi emeğiyle üreten, klavye efesi olmayanlara selam olsun…
Son söz: Siz siz olun klavye efeleriyle yenik düşebileceğiniz bir tartışmaya girmeyin.



