Welcome to Söz Gazetesi - Söz Tv   Click to listen highlighted text! Welcome to Söz Gazetesi - Söz Tv
Kültür-Sanat

Demet Duyuler ile Sanat Söyleşileri’nin konuğu şair Osman Erkan

Sevgili okur, Demet Duyuler ile Sanat Söyleşileri köşemizin konuğu şair Osman ERKAN

Demet Duyuler: Söz Gazetesi okurları için yaşam yolculuğunuzdan bahsedebilir misiniz? Başka bir deyişle, Osman Erkan kimdir?

Osman Erkan: Yaşarlıkta süzülüp yol alan gerçeklik üzerine taht kuracak duygu ve düşüncede bir varoluşun izahı. En vurucu biçimli her şeyi dile monte edebilen kavramları şiirde ayakta tutabilmek, iyilik, fayda, moda, dönüşüm, insani güzellikler, umuda sevdaya ayrılıklara yoldaşlık kapısını şiirde

açık kılmak. Sorunuz bana zor geldi. Yanıtlamada bocalayacağımı peşinen söyleyeyim ; ben kimim diye sorsam kendime şaşırıp kalırım. Kendimi ciddiye alacak üstelik bir canım da yok doğrusu. Yaşamım boyunca kendimi beğenmek istemedim ki. Kendini beğenenler kırala gidiyor, kendini beğenen şairler de var üstelik. Neyse karıştırmayalım..

D.D: Yeni kitabınız hayırlı olsun. Bu kitap sizin şiir yolculuğunuzda nasıl bir yerde duruyor? Öncekilerle nasıl bir ilişki kuruyor?

O.E: Haa, son kitabım “Şeylere Bulaşım” kitabıma ilginize teşekkür ediyorum. Kitabın şiir okurunca nasıl değerlendirileceğini bilemiyorum. Şiir yazma eyleminde; diken üstünde canı cayır cayır yanan sözcüklerin çığlığını duymak fena gelmiyor kurduğum dizeler için. Sözcüklerin kıvılcımlarını imgelere de sıçramasını öğütleyen şiir elemanlarını tahrik etsin istiyor benim yerime yapık dizeler. Önceki şairlerimiz kendi biçemlerine göre şiir geleneğine taş üstüne taş koydularını görmüşüz. Şiir yapılışında yolun sonu yok ki. Kurgu modalamada hep yeniye angaje olmuş Şiir dilini gündelik dille buluşturmuşsa şiir yazıcıya kolay gelsin demek düşer bana.

D.D: Zaman zaman şiire ara verdiğiniz dönemler olmuş. Bu suskunluklar şiirinizi nasıl etkiledi?

O.E: Ehh, tam 10 yıl şiir yazamadım. Bazı nedenlerden ‘’Ekmek ceylan ben küheylan’’ misali boşluk zararına uğramış oldum. Daha sonralar şiir çağırdı yeniden, acemilik verdi kendini bir şey sanmamayı öğütledi.

D.D: Şiirlerinizde bireysel olanla toplumsal olanın iç içe geçtiği görülüyor. Bu iki alan sizin için birbirini besleyen mi, yoksa zaman zaman çatışan unsurlar mı?

O.E: Bir yerde sıkışıp kalıyoruz dış dünya baskısında, savruluyoruz düpedüz. Buna direnmekle şiirin saf tarafında saf tutmaya yönelmek. Şiire sarılmak özgür birey için emin yol bence. Toplumsal tuzakları şiir bilgisiyle keşfetmek, tavır koymak sahici duruşumla elimizden geldiğince. Ezberletilmiş anlam katlarını kaba ideolojı basamaklarını çıkmamaya özen göstermek gerekir. İyi şiir sığ algıları elinin tersiyle iter. Güzel bir dünyayı vadeden dizelerle şiir yolculuğuna soyunmak, en içten duygularla hep. Yalnız iyi şiir yazmak her geçen gün zorlaşıyor teknoloji, yapay zeka’nın şiirini içini boşaltmamasından sakınmak

gerekir. (Sadece şiiri kastediyorum, çünkü şiir bilgisi bir şiir bilimini hiçbir zaman doğuramayacak!  Şiirin tarifini tam tam yapamayacak, buna da gerek yok, şiirin-dilin sonsuz olanaklarına disiplin getirilemez var kaldıkça şiir.

D.D: Şiirde dil sizin için ne kadar belirleyici? Anlatmak mı önceliklidir, yoksa dili dönüştürmek mi?

O.E: Dil içi, dile sahnedir. sahneyi oluşturacak sözcükleri ( imge giysili sözcük)söyleyiş stiline kucak aça aça, yeni sımsıcak, sarsıtıcı, algısalı dönüştürücü; sezgi gücünü sahicilikle okurla imleşmek. Yorumu derinlerde gezdirmek dizeler boyu.

D.D: Şiirin dönüştürücü bir gücü olduğuna inanıyor musunuz? Bu dönüşüm daha çok bireyde mi, toplumda mı karşılık bulur?

O.E: Dayatılmış duyarsızlıkta eğleşenlerin huzurunu şiirle bozabilir güçlü-sıkı şiirler. Farklı farklı kitaplar okundukça birey kendini insani bir atmosferde bulabilir şiirde.

D.D: Günümüz şiirine baktığınızda neler görüyorsunuz? Dünle bugün arasında nasıl bir fark var? Bu bağlamda genç şairler için en büyük olanak ve risk sizce nedir?

O.E: Evet,  iyi şiirler yazılmakta günümüzde. Türkiye şiiri gerileme tarihini yaşamadı diyebilirim. Farklı arayışlar içinde şairlerimizi görüyorum, bu sevindirici, şiirlerini takip etmek başta şairlerimizin dikkat etmesi gerekiyor. Dize dizeyi yer, şair şairi yer, unutulmasın emek verenler.

D.D: Sizce bir yazarın duyarlılığı neyi kapsar? Şairin ya da yazarın topluma karşı bir sorumluluğu var mıdır?

O.E: Okur, toplum şapkasını önüne koyup düşünse aslında: Bizim için hapis yatmış, kurşuna dizilmiş, sürgüne uğramış şair-yazar-sanatçı vb. nice bedel ödeyenler, kim için kimlere karşıydılar. Bunu bilmeli, görmeli unutmamalı bütün kötülükleri. Herkesin sorumluluğa var; denizlere, kara parçalarına, ormanlara karşı sorumluluğumuz var!

D.D: Dergilerin edebiyat için bir “mutfak” olduğu sıkça söylenir. Bugün basılı dergilerden e- dergilere kayan bu süreç hakkında ne düşünüyorsunuz?

O.E: Şiir yazana otomasyon ortamı hazırlar dergiler, aydınlıkta karanlıkta şiir yazıcı kendi ezkizlerini, abartılarını, deneysel yetili şeyleri ortaya koymada, deneyimin kekre tadını almaya vesile olur iyi şiir dergileri. Matbuu dergilerin işi zor günümüzde. (Sayıca iki elin parmakları kadar diyelim ) e-dergi dijital çağın dayatığı bir gidişat. Geniş kitlelere varmada, kabul görmesi veya kabul görülmemesi hızlıca ortaya çıkıyor.

D.D: Son olarak, şiir ve edebiyat üzerine düşünen, yazan okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

O.E: Sözcükler ki dilin kıymetli taşlarıdır. Dizeler altın, bronz birer yontudur şairine. Şiirin tanımı, şiirin eksik bırakılan kısmında yer alır ki o eksiklik kişiden kişiye okurdan okura değişir. Şiirle düşünmek, şiirle soluklanmak. Dizemden bir örnek versem : – şiirsiz başımı yastığa koymam- diyerekten. Bu söyleşi için

teşekkür ediyorum size.

ELMA ERTESİ

günlerden elma ertesi

her şey birdenbire unutulmuyor

bir dudak payı boşluk rengi, balkondan

,lirikten, aynası boydan boya sızılı bahçeden

dertlice

her şey birdenbire unutulmuyor.

günlerden elma ertesi

cam yağmura vuruyor

düş düşüyor cemreye

camın narları çatlıyor

ışıl ışıl yalıncak,

duygu kökleri eylüle sarkmış

beyaz bir gül mührü,

elma sesli karga,

gamzesinden su içiyor pembenin.

günlerden elma ertesi

hani diyorum elmadan çıksam

ahh elma elma olmuyor

elmadan çıkıyorum

ama elma benden çıkmıyor

Osman Erkan:

Şanlıurfa’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Şanlıurfa Ticaret Lisesi’nin ilk mezunlarından oldu. 1976’da Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Kamuda görev yaptıktan sonra emekli oldu. Evli ve dört çocuk babası olan şair, Adana’da yaşamakta ve yazı çalışmalarını da burada sürdürmektedir.

Osman Erkan, lise yıllarındayken Ankara’da Yeni Tanin Gazetesi‘nde yayımlanan şiiri ile edebiyat hayatına adım atmıştır. Kaleme aldığı şiirler; Edebiyat ve EleştiriKül, Çalı, Simurg, Düşlük, IslıkYom SanatŞiiroku, HevesHıstYaratımBahçeEvrensel KültürFaytonÜnlemEdebiyat GündemiHayat ve Sanat, Hisar, Güvercin Postası, Akatalpa, Defne ve Türk Dili gibi birçok süreli yayında belli aralıklarla yayımlanmıştır. Beni Nereye Sakladın adını verdiği ilk şiir kitabı 1995 yılında yayımlanmıştır. Bu ilk şiir kitabını; Bende Hüzün Şeker Nasıl Öyle (2004), Diltozu (2007) ve Anlayan Anladı adlı şiir kitapları izlemiştir. Şiirlerinde insan duygularını zorlayan insan hassasiyetini yüreklendiren ve onu doğuran kelimelerle buluştururken hayalden ziyade yaşanmışları ibret anlamında belgeliyor. Şair bu ne sınır tanır ne zorluk. Denizde dalga dalga açılır, dağlarda tipi boran demez göğüsler, kurtuluş mücadelesinde yuvarlanır yüreği dağdan düze (Hicri 2010). Osman Erkan’ın tam olarak kendi sesini bulması Diltozu kitabıyla olmuştur (Nacar 2016). Erkan’ın şiiri; buluşları, kelimeleri sıraya dizişindeki yetkinlik ve şiirinin genel havasına yayılan bir toplumsal duyarlılıkla beraber, şiirde nitelik emaresi olarak anılmaya değer bir şiir olarak nitelendirilmektedir. Diltozu ile Anlayan Anladı birbirinin tamamlayıcısıdır ancak Diltozu‘na kıyasla Anlayan Anladı‘da düzyazıya dayanan şiirler yer almakla birlikte deneyesel şiirler de ağırlıklıdır. Anlayan Anladı bu anlamda Erkan’ın şiirsel evreninden ziyade şiirsel uğraşını ve şiirini kurarken geçirdiği başkalaşımları, özetle şiirinin atelyesini göstermesi bakımından da önemli bir eserdir. Eğri Oturan şiir kitabı 2017’de son kitabı Şeylere Buluşalım 2026 yılında yayımlanmıştır. (Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü)

Yazar

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Click to listen highlighted text!