Köşe YazarlarıReha Ören

Alman gençler beni utandırdılar!

“Bu ne demek şimdi?” sorusunu soranlar elbet olacaktır.

Doğrudur: “Bir Türk olarak Almanlardan utandım”

Gelelim Neden? Ve niçin? Sorularına…

22 Ağustos 026 tarihinde Çeşme’de Radisson Blu Resort&Spha ‘da bir nikah ve düğün yemeği töreni varmış…

Mış, diyorum çünkü bizzat katılmadım.

‘Azizim’ diyebildiğim bir dostun bu davete icabet edeceğinden haberim vardı.

Davetiyenin dikkat çekici özelliklerinden biri bizim matbaacıların klasik uygulamalarından biri olan “Lütfen çocuk getirmeyiniz” cümlesi yerine “Çocuklara iyi uykular dileriz” ibaresinin yer almasıydı.

Nezakete ve nezahete bakar mısınız?

Sevgili dostumun katıldığı nikah ve düğün töreninde Balcı ailesinden Feyhan ve İ. Aarman ailesinden ise Max’ın mutlu günleri kutlulandı.

Buraya kadar okumak zahmetine katlananlar: “Eee ne var bunda?” diyecekler.

Var olanı ve dahi beni utandıranı şu:

Alman damadın düğün için Almanya’dan yaklaşık 90 arkadaşının gelmiş olması ilginç.

Bunu bir yana koyalım.

Gelelim benim utandığım konulara.

Sahi siz hangi halk oyununu tam anlamıyla biliyorsunuz?

Türk folklorundan ne kadar nasiplendiniz?

Ben şahsen bilmiyorum.

40 yıldan beri yaşadığım Çukurova’nın yöresel folklorundan bile bihaberim.

Adana Üç ayağı ile, çiftetellisinin nasıl oynandığını bilmem.

Sümerlere kadar dayanan ‘Sin Sin’ oyununu bilmem.

Dahası ben doğru dürüst bir şiirin bütün kıtalarını bilmem.

Bazı şarkı ve türkülerin kısmen güftekârını ve bestekarını bilirim de şarkının tamamını bilmem.

… ve hiç söyleyemem.

Şarkı bilmem, türkü bilmem, halk oyunu nedir? Bilgim nadirattandır.

Ötesi laf-u güzaftır!

* * *

Siz bilir misiniz?

Kendinize sorun ve alacağınız cevabı soruşturun.

Sonuçta sizin bilip bilmediğinizi ben bilmem.

İmdi gelelim sadede. Bu Nemçeli Alaman damat beş arkadaşı ile piste çıkıyorlar.

Öyle bir açılış yapıyorlar ki akıllara seza.

Tamamı bir provalı bir opera gösterisi şeklinde öyle bir zeybek oynuyorlar ki düğüne katılanların tekmili birden dudaklarını ısırıyor.

Konuklar zeybek oynayan Alamanları ayakta alkışlıyor.

Neden alkışlamasınlar. Ben orada olsaydım bu Alman gençlerinin alınlarından öperdim.

* * *

Ne dedim.

Şu nezahete şu nezakete bakın.

Max İ. Aaarman hayatını birleştirdiği eşinin bir Türk olduğunu biliyor. Dahası Egeli olduğunu biliyor ve arkadaşlarıyla birlikte o yörenin folklarını yörede yaşayanlardan daha iyi öğreniyor ve uyguluyorlar.

Oturmak abes. Konukların yaptığı gibi ayakta alkış.

* * *

Var mı bizde böyle bir damat adayı?

Ahir ömrüme kadar ben rastlamadım.

Rastlamadığım için de evliliklerin çoğunun bitmesinde kültür farklılığı önemli olduğunun çok sonraları iş işten geçtiği zaman farkına vardım

* * *

Dostum bu olayı anlatınca duygulandım. Üzüldüm. Kendime kahrettim ve utandım.

Sizi bilmem.

Sözüm odur ki sordukları zaman kendimize ‘Türk’ deriz.

Kaçımız böyle bir ekip halinde Zeybek oyununun bütün ritüellerini uyum içerisinde yerine getirebiliriz?

Bilmeyiz.

Beceremeyiz.

Sözde Türk geçiniriz.

Max İ. Aaarman ve arkadaşlarına ayakta alkış.

Bencileyin Türklere de yakışır kargış.

* * *

Utanmaya yüz gerek.

 Hadi işi de Allah’a havale edip bize öyle bir surat nasip etmesini bekleyelim.

Ben utandım.

Bu Alaman gençler beni mahcup ettiler.

Sizi bilmem.

Bilemem.

Yazar

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu