Köşe Yazarları

ÇERÇEVE YASA VE OYLAMASI / Yılmaz Kaya AYLANÇ

10 Ağustos 2026 günü TBMM’nde çerçeve yasa kapsamında “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” oylandı ve 562 milletvekili katıldığı oylamada; 467 “evet”, 87 “hayır” ve 7 “çekimser oy kullanılarak kanun kabul edildi. Toplantıya 561 vekil katılmıştı.

AKPden 9, DEM’den 1, MHP’den 2, CHP’den 14, YENİ YOL’dan 1, YENİ PARTİ’den 2, Bağımsızlardan ise 2 vekil oylamaya katılmadı.

YRP vekillerinin tamamı 4 vekil, YENİ YOL’dan 3 vekil çekimser oy kullandılar.

HAYIR oyu kullananlar ise YENİ PARTİ 54, CHP 2, İYİ PARTİ 29, Demokrat Parti 1 ve Bağımsızlarda 1 olmak üzere toplam 87 vekil kanun tasarısına hayır oyu kullandılar.

Sonuçta 467 vekilin EVET oyuyla kanun Meclisten geçmiş oldu.

Bu kanunun amacı neydi, hatırlayalım.

Madde1: Bu kanunun amacı, PKK/KCK terör örgütünün bu kanunla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazetede yayımlanmasına müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesidir.

Bu kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen 07/02/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’da düzenlenen suçları.

Soruşturma ve kovuşturmalar ertelenecek,

1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde kapsamına giren ve üst sınırı on beş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl, on beş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar on yıl süreyle ertelenir.  

Mahkumiyet Hükümlerinin Ertelenmesi,

Madde 6- Örgütün fiili varlığına son verdiğinin MGK ve Resmi Gazete ilanı sonrası, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile 01/06/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar hariç olmak üzere 1. Madde kapsamına giren suçlardan toplam 15 yıl veya daha az ceza alanların infazı 5 yıl süreyle, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı 10 yıl süreyle ertelenecek.

Takip, Koordinasyon ve uygulama, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli istihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden müteşekkil Kurul tarafından yapılır.

Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu İzleme Komisyonu, bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izler ve tavsiyelerde bulunabilir.

Silah ve Malzeme Teslimi, bu kanun kapsamında örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri veya beyan ettikleri silah, mühimmat, ara, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenir.

Bu kanun hükümleri kanunun Resmi Gazetede ayımı tarihinden itibaren 6 ay içinde Cumhuriyet Savcılıklarına veya belirtilecek kurumlara yazılı müracaat ile yapılır.

Ayrıca bu işle ilgili herkese dokunulmazlık zırhı tesis edilmekte.

Şimdi biz ne diyoruz yazalım.

Bu bal gibi özel AF demektir.

Lami cimi yok. Anayasanın tarafsızlık ve eşitlik ilkelerine aykırı davranılan bir iş yapılmaktadır. Zaten konu ile ilginenlere dokunulmazlık getirilmesinin bir nedeni de budur.

Ayrıca zaten şeffaf süreç şeffaf işlememekte olup kapalı kapılar ardında bir şeyler yapılıp sonra vekillerin önlerine imzalanmak üzere getirilip, “haydi imzalayın bakalım” deniyor.

Bir şekilde ilk kanuni düzenleme onaylandı, sonra neler olacak sorusuna yanıt nerede?

Yok!

Kim veya kimler biliyor sonra ne olacağını, ne kadar olacağını, nasıl olacağını?

Tüm bu sorular yanıtsız olduğu gibi kervan yolda düzülecektir. Bu hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmamaktadır.

TBMM’deki oylama sonrası DEM Parti vekillerinin kürsü önünde zılgıt çekip hatıra fotoğrafı çektirdiklerini gördük. Neden sadece onlar seviniyor da bir kısım ya sessiz veya üzülüyor?

Gülen tarafın yararına eşitlik bozulmuş mudur?

Evet. Bu iş yine doğru yapılmamıştır ve sonrası belirsizdir, süreç şeffaf işlememektedir ve bir tarafı mutlu ederken diğer tarafı göz ardı etmenin süreci akamete uğratacağı baştan belli olmuştur.

Zaten bu konunun asıl amacı, mevcut iktidarın iktidarına devam etmek için barış ve demokrasi adı altında istenilen değişiklikleri Anayasal değişikliğe götürmek, olmuyorsa da ittifak ile seçimleri kazanmayı amaçlamaktadır. Sonrası Allah kerim denmektedir.

Burada kişiler ve belli zümrelerin saadeti üzerine koca bir ülke, 100 yıllık bir Cumhuriyet, bir maceraya kurban edilmektedir.

Barış ve Demokrasi deyince yurt içinde yapacak onca iş varken terör örgütü ile demokrasicilik oynamak bile ne yapılmak istendiği konusunda şüpheleri kuvvetlendiriyor.

Gelelim EVET diyenlere.

Cumhur ittifakının bu oyuna diyecek bir şey yok. Zaten önerenlerde, uyuyanı uyandıranlarda onlar. Pek tabi evet diyenlerde onlar olacaktı.

Baştan beri hayır diyenlere de lafım yok. Bulundukları yer ve takip ettikleri politikalar icabı gereğini yaparak hayır dediler.

Çekimser olanları da bir nebze anlamaya çalışıyorum. Konuyu anlamadıkları için değil, sonrasında yapacakları adına bu yolu seçmiş olduklarını düşünüyorum.

Peki Sayın Özel’in konuşması ve yaptıklarını nereye koyacağız.  En çok şaşırtan o oldu. Konuşmanın sonuna kadar HAYIR diyecek derken son anda tam bir ters dönüş ile oyunu başkan ve yönetim olarak EVET, diğer vekilleri ise serbest bırakan bir yolu izledi.

Şimdi bunu allayıp pullayıp belki Sayın Özel’in bile aklına gelmeyen senaryolara bağlayarak “ne oyun kurdu be” diyenlerde var, ne yaptığını anlamamakla birlikte Sayın Özel’e olan bağlılıkları ve sevgileri nedeni ile “bir bildiği vardır” deyip destekleyenlerde var.

Açıkçası tam bir akıl almaz bir durumu sergilediğini belirtmeliyim Yeni Parti liderinin.

Oylama sokak isimlerini veya evlerin hangi renklere boyanması ile ilgili olsa can kurban. Oysa oylama ülkenin kurucusu olan ve en büyük eserim dediği Cumhuriyete kast eden bir terör örgütünün af edilmesi ve sonrası nereye gideceği belli olmayan bir maceranın kapısını açan bir oylama.

Böylesi bir oylamada cesaret ile ya öyle ya böyle denmesi gerekirken, ne şiş ne kebap, öyle de olur böyle de anlamı taşıyabilecek ve sorumluluk almaktan cesaret göstermekten imtina edilmiş anlamı çıkabilecek bir yaklaşım sergilediler.

Gerekçede ise vekillerin bulundukları yurt sathına göre kararlarını vermeleri istendi.

Hani üniter yapı?

Misak-ı Milli sınırları ne oldu?

Hani Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan vatandaşlık bağı ile bağlı olan yurttaşlık ne oldu?

Her yerin yurttaşı başka bir devletten mi?

Nerelere kapı açıldığı sanırım farkında değiller.

Ne Anayasa kalmış, ne yasalar kalmış oldu. Buna evet demek bir süre sonra “yetmez ama evet” diyenlerin durumuna düşmektir. Bakın o gün evet dendiği için bugün iktidar bile bundan geriye dönme çabaları içinde, ki ülke onca yıl belki gelecek yüz yılını kaybetmiş durumda.

Siyasetçiler zamanı gelince ülke kaderlerine damga vuracak işleri yapacak, o yükü taşıyabilecek kişiler olmalı. O zaman ülke ve yurttaşlar geleceğe güvenle bakabilirler.

Bugün o ağırlık taşınamamış, sorumluluk alınamamış ve ülkenin ali geleceği için şu nedenler ile parti böyle bir karar vermiştir denilememiştir.

Şimdi vekiller illerinde uğrayacakları eleştirilere ne diyecekler? Ben hayır verdim dese ne olacak. Parti başkan ve yöneticileri evet demiş.

Unutmayalım ki, parti başkanı partiyi temsil etmekte. En büyük organı PM ve Meclis Grubu. Parti başkanı ne diyorsa partinin kararı odur.

Burada da parti başkanı Evet demiştir ve kayıtlara bu geçmiştir.

Rahmetli İlhan İrem’in dediği gibi “yazık oldu yarınlara”.

Bunun sonuçlarına yine kendileri katlanacaktır.

Sonuçta uymadıkların Anayasaya bir kez daha uyulmayarak bir düzenleme yapılmış, takibi ve kanıtı hak getire bir durum kabul edilmiş ve gelecekte ne olacağını kimsenin bilmediği ancak sadece bşr kısım Kürt siyasetçi ve yurttaşın sevindiği bir durum söz konusudur.

Bu yolu açanların şimdi bu halka bir referandum borçları vardır.

Muhalefete çağrım bu yasayı REFERANDUMA götürmek boynunuzun borcudur. Yoksa bu milletin büyük çoğunluğu sizi af etmez! 12.08.2026

Yazar

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu