Welcome to Söz Gazetesi - Söz Tv   Click to listen highlighted text! Welcome to Söz Gazetesi - Söz Tv
Basından Seçmeler

BAHÇELİ, ERDOĞAN’A “RESTİNE REST” DEDİ!../ Ahmet Takan

MHP Genel Başkanı, hareketin lideri Devlet Bahçeli’nin bugün Ankara/Balgat yayın organı Türkgün gazetesinde yayınlanan , “MHP Lideri Bahçeli’den Türkgün’e özel açıklamalar! Terörsüz Türkiye’nin yeni yol haritası” başlıklı uzuun haberi, satır satır hiç üşenmeden, pür dikkat okumalısınız. 

Haber gazeteye ve internet sitesine düşer düşmez –adım gibi eminim- Ankara’daki tüm büyükelçilikler, satırları tek tek analiz edip başkentlerine “acil” koduyla raporlarını göndermişlerdir. Bugün, MHP Balgat genel merkezinin yayın organı Türkgün gazetesinde çıkan “ Bahçeli röportajı” görünümlü açıklamalar aslında devlet bileşenleri içindeki hakim grubun sert bir manifestosu niteliğinde. Bu aynı zamanda Ankara’nın nasıl bir siyasi yol ayrımına geldiğinin nasıl kritik bir eşiğe gelip dayandığının da yazılı bir belgesi. Uyanık büyükelçilerin bunu atlaması mümkün değil!..

*** 

Formatlanmış yeni “çözüm süreci”ne tepkilerimi ve eleştirilerimi takipçilerim, okurlarım yakından bilir. O yüzden bugünkü sözde Bahçeli söyleşisi üzerinden uzun uzun alıntılar yapıp şer sürecine ilişkin eleştirilerimi yinelemeyeceğim. Türkiye Cumhuriyeti devletinin katil sürüsü terör örgütü PKK ile eş düzeye getirilmesine, bebek katili Öcalan’a önerilen yeni statülere tepkilerimi- bu seferlik- içimde saklı tutacağım. 

Çok kez ısrarla vurgu yaptım; “Terörsüz Türkiye” sürecinde Cumhur İttifakı’nın büyük ortağı AKP ile MHP arasındaki uyumsuzluklara ve restleşmelere… Saray, bir dönem daha Tayyip Erdoğan ile devam etmenin daha sonra saltanatı oğul Bilal Erdoğan’a devretmenin garantili yollarını arıyor. Devlet Bahçeli’nin sözcülüğünü yaptığı etkin devlet bileşeni ise Tayyip Erdoğan sonrası Bilal Erdoğan’a itiraz ediyor. Hal böyle olunca da düğüm çözülemiyor, kapışmalar kısmen kamuoyuna yansıtılıyor. 

 Belli ki; Tayyip Erdoğan’ın Kazakistan ziyaretinin dönüşünde uçakta iliştirilmiş gazetecilerin eline verilen soruları yanıtlarken, “Biz kararlıyız. ‘Terörsüz Türkiye’yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah’ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eşgüdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz” demesi de bir yerleri tatmin etmemiş…

*** 

Türkgün gazetesinde bugün yer alan söyleşi kılıflı mesajların en çarpıcı bölümü ise bence şuydu;

“Diğer yandan devlet ile örgüt arasındaki ilişki biçimi bir çerçeveye oturtulmadığından belli kurumlar eliyle sistematik olmayan bir kontrol ve yönlendirme süreci işlemektedir. Bu durum işlerin ortaya konulan irade paralelinde yürümemesi gibi bir sonuç ortaya çıkarmaktadır. Temel hedef terörü ülkemizin gündeminden, bölücülüğü zihinlerden tamamen çıkarmak ve terörsüz Türkiye’yi bütünüyle inşa etmektir. Devamında terörsüz ve istikrarlı bölgenin alt yapısını oluşturarak bölgesel barış ve huzura da katkıda bulunmaktır. Bu doğrultuda hızlı, etkin ve sonuç alıcı karar ve uygulamayı mümkün kılan bir model ortaya konulmalıdır. Böylesi bir tercihte ise çok yönlü ve dağınık yapılarla ayrı ayrı ilişki yahut irtibat yerine tek merkezli karar mekanizması ile hızlı ve etkin karar süreçlerini inşa etmek öne çıkmakta, belirleyici olmaktadır.”

Yani, saray açıktan hedef alınarak, “kimlerin neleri nasıl baltaladığının farkındayız” deniyor. Ve röportajın tümünde “ya dediklerimi yaparsınız ya da yaparsınız” resti çekiliyor.

Ve bugün o gazetede Yıldıray Çiçek’in imzasıyla çıkan “Oysa onun tembelliği meşhurdur” başlığıyla yer verilen başyazıyı da dikkatlerinizi sunuyum. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş sert bir dille eleştiriliyor. Yani demek isteniyor ki; “Ey Tayyip Erdoğan karşındaki en güçlü rakibin Mansur Yavaş. Bize ‘he’ dedin mi seninle yola devam ederiz”. Gazetenin birinci sayfasından genişçe anons edilen Bahçeli söyleşisi hemen yanı başında Mansur Yavaş’ı yerden yere vuran başyazı… Herhalde bunlar tesadüfen bir araya gelmiş değillerdir!..

*** 

Malumunuz, saray bir süredir kulislere sızdırdığı “Kasım’da erken seçim”i kamuoyunda tartıştırıyor. Devlet Bahçeli görünümlü bugünkü uzun mesajın geri planında bu mesele de var. Saray, harıl harıl “Kasım’da bir eken seçim yaparsak artıları ve eksileri neler olur”u hesaplıyor. Kasım’da erken seçim olursa otomatik olarak “Terörsüz Türkiye” rafa kalkar. Saray, MHP kamburundan da kurtulmak için formüller ararken, ufukta Kasım sonrası düzlüğe çıkmak görünüyor mu?.. 

Saraydaki sağlam kaynaklardan öğrendiğime göre, 2 ayrı anket şirketine çok özel bir görev verildi. Saraya özel iş yapan anketçilerden şu sorulara yanıt getirmeleri istendi;

-Seçmenin iktidardan beklentiler nelerdir? Hangi vaatler verildiğinde ve yerine getirildiğinde netice alınabilinir?..

-Seçmen beklentileri yerine getirildiğinde Ekim veya Kasım ayında ne netice alınır?..

Anlaşılan, Devlet Bahçeli ve arkasındaki devlet bileşeni gücü, sarayın yaptırdığı anketlerden de diğer tezgahlardan da anında haberdar olmuş.

Türkiye Cumhuriyeti kumar masasına yatırıldı!..

Karşılıklı blöfler, restleşmeler gırla gidiyor! 

Türkiye’de sadece nefes alıp veren yığınlarda “ROK” adlı zibidinin magazin haberleri, bazı CHP belediyelerinde dönen ahlaksızlık ve yolsuzluklar ve omurgasız siyasetçilerin dansöz gibi bir partiden diğer partiye geçişleri ile afyonlanıyor !..

Bari, bir de feryadımı Urfalılara duyurmaya çalışayım;

“Gavur isota girdi”!..

Yazar

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Click to listen highlighted text!