Pakraduniler (Gizli Yahudi) Anadolu’da en çok hangi illerde yaşadılar?

“Pakraduniler”, Anadolu tarihinde iki farklı bağlamda ele alınır: İlki Orta Çağ’da bölgeye hükmeden tarihi Bagratuni Hanedanlığı, ikincisi ise daha yakın dönem araştırmalarında (özellikle Prof. Abraham Galante ve Levon Panos Dabağyan gibi yazarların metinlerinde) “Yahudi kökenli Ermeniler” (Ermeni-Yahudi topluluğu) olarak adlandırılan sosyolojik gruptur.
Pakradunilerin Anadolu’da en yoğun yaşadığı iller ve ilçeler şunlardır:
1. Dini/Etnik Topluluk Olarak Pakraduniler (19. ve 20. Yüzyıl)
Musevi kökenli olup zamanla Ermeni toplumu içinde asimile olan veya gizlenen (kripto) Pakraduni cemaatinin, özellikle Doğu Anadolu ile İç Anadolu’nun kesişim noktalarındaki belirli ilçelerde kümelendiğini belirtir.
Erzincan (Eğin/Kemaliye): Pakradunilerin Anadolu’daki en bilinen ve en yoğun kümelendiği tarihi merkezdir. Ermenicede “göz” anlamına gelen Eğin, İbranicede de aynı anlama (“ay’in”) gelir ve bu bölge ticaret/sermaye birikimiyle öne çıkan Pakraduni ailelerinin (Amiralar sınıfı) çıkış noktası olarak kabul edilir.
Sivas (Divriği): Sivas merkezi ve özellikle Divriği çevresi, bu topluluğun Eğin’den sonraki en önemli yerleşim alanlarından biridir.
Malatya (Arapgir): Erzincan’ın Eğin ilçesine coğrafi olarak çok yakın olan Arapgir, Pakraduni kültürünün ve yerleşiminin yoğunlaştığı bir diğer komşu merkezdir.
Tunceli (Çemişgezek): Yukarıdaki üçgenin (Eğin-Divriği-Arapgir) doğal bir uzantısı olarak Çemişgezek de bu topluluğun izlerinin arandığı yerleşimlerdendir.
Bu dönemde söz konusu topluluğun bir kısmı ticaret, eğitim ve zanaat ağları üzerinden Kapadokya (Kayseri çevresi), Kilikya (Çukurova/Adana) ve İstanbul’a (Hasköy) da yayılmıştır.
2. Tarihi Bagratuni Hanedanlığı (M.S. 885 – 1045)
Tarihsel krallık bağlamında bakıldığında, Pakraduniler (Bagratuniler) Anadolu’nun doğusunda büyük bir devlet kurmuş köklü bir hanedandır. Bu hanedanın izleri şu illerde yoğundur:
Erzurum (İspir): Hanedanlığın kökeninin Erzurum’un İspir ilçesine dayandığı kabul edilir. Ailenin bilinen ilk beyleri bu bölgeden çıkmıştır.
Kars (Ani): Bagratuni Krallığı’nın en parlak dönemi, başkentlerini Divin’den günümüzde Kars sınırları içerisinde yer alan Ani şehrine taşıdıklarında yaşanmıştır (M.S. 961). Ani, hanedanın yönetim, mimari ve kültürel zirvesini temsil eder.
Sivas (Sürgün Dönemi): 1045 yılında Bizans İmparatorluğu, Bagratuni Krallığı’nı yıktığında son kral II. Gagik’i tahttan indirerek ailesiyle birlikte Sivas’a (Divriği yakınlarına) sürgüne göndermiştir. Sivas’taki tarihi Pakraduni varlığının temelleri bu siyasi sürgüne dayandırılır.
Özetle; hanedanlığın siyasi gücünü elinde tuttuğu dönemlerde Kars ve Erzurum başı çekerken, daha sonraki yüzyıllarda kültürel ve ticari bir cemaat olarak varlıklarını sürdürdükleri çekirdek bölge Erzincan (Kemaliye/Eğin), Sivas (Divriği) ve Malatya (Arapgir) üçgeni olmuştur.
Kaynak: Alıntı. facebok Rıfat Çelik paylaşımı



