Welcome to Söz Gazetesi - Söz Tv   Click to listen highlighted text! Welcome to Söz Gazetesi - Söz Tv
Doğal Yaşam

Dağlarımızın sigortası: Ardıç ağacı

Ardıç ağacı, bizim dağların en inatçı, en dayanıklı delikanlısıdır diyebiliriz. Yaz kış yaprağını dökmez, her daim yeşil kalır. Hani o dağ başlarında, kimsenin yaşamadığı kayalıkların, taşların arasında tek başına dimdik duran yaşlı ağaçlar görürsünüz ya, işte onların çoğu ardıçtır. 

Toprak bile olmayan kayaların çatlaklarına kök salar, ne fırtınaya boyun eğer ne de kupkuru sıcağa.

Bu ağacın çok garip, adeta mucizevi bir çoğalma hikayesi vardır. Ardıcın tohumu öyle toprağa düşünce kendi kendine hayatta bitmez. İllaki o tohumu ardıç kuşu dediğimiz bir kuşun yemesi gerekir. Kuşun midesinde o sert kabuk erir, sonra kuş dışkısıyla toprağa bırakınca ancak o zaman filizlenir. Yani doğada kuş olmasa, ardıç ağacı da çoğalamaz; birbirlerine can yoldaşıdırlar.

Öyle kolay kolay da büyümez, huyu böyledir, ağır ağır ama çok sağlam büyür. Bu yüzden odunu çok sert ve dayanıklıdır, asırlarca çürümeden kalabilir. 

Anadolu’da bin yaşını devirmiş, adeta tarih yazmış devasa anıt ardıç ağaçlarımız vardır. Eğer yüksek dağ zirvelerinde, sert rüzgarların estiği yerlerdeyse boyu kısa kalır, çalı gibi görünür. Ama biraz daha kuytu ve su bulduğu bir yerdeyse heybetli bir ağaç oluverir.

Nerede yaşar derseniz, tam bir dağ ve yüksek yayla bitkisidir. Bizim ülkemizde en çok Toros Dağları’nda, İç Anadolu’nun o uçsuz bucaksız bozkır yamaçlarında ve Doğu Anadolu’nun yüksek yerlerinde karşımıza çıkar. 

Diğer ağaçların kuruyup gittiği, toprağı az, taşı çok olan dik yamaçları çok sever. Hem o dik yamaçlardaki toprağı kökleriyle sımsıkı tutarak heyelanı ve erozyonu önler, dağlarımızın adeta sigortası sayılır.

:internet seçkilerinden alıntıdır

Yazar

Başa dön tuşu
Click to listen highlighted text!