Bir hayatta kalma ustası: Ardıç ağacı

Ardıç, uzaktan bakınca sıradan bir iğne yapraklı gibi görünür; fakat doğadaki en ilginç hayatta kalma ustalarından biridir. Türüne göre bodur bir çalı olarak da büyüyebilir, yıllarca ayakta kalan heybetli bir ağaca da dönüşebilir. Dört mevsim yeşil kalması, onu kışın bile arazide kolayca fark edilen türlerden biri yapar.
Ardıçların çoğunda erkek ve dişi kozalaklar farklı ağaçlarda bulunur. Erkek ağaçlar rüzgâra polen bırakırken, dişi ağaçlar tohum taşıyan kozalakları oluşturur. Yani ardıcın üremesinde arılar değil, çoğunlukla rüzgâr görev alır.
En ilginç taraflarından biri ise kuşlarla kurduğu bağdır. Kuşlar ardıç kozalaklarını tüketir, tohumları başka yerlere taşır. Bazı türlerde tohumun kuşun sindirim sisteminden geçmesi, çimlenmesini kolaylaştırabilir. Böylece ardıç, bulunduğu yamaçtan çok uzaktaki kayalık bir araziye bile ulaşabilir.
Genç ardıçlarda batıcı, iğne gibi yapraklar görülebilir. Ağaç yaş aldıkça birçok türde bu yapraklar dala yapışık, küçük pul yapraklara dönüşür. Bu sık ve küçük yaprak yapısı, su kaybını azaltmaya yardımcı olur. Bu nedenle ardıçlar taşlı, kurak, rüzgârlı ve toprağın zayıf olduğu alanlarda bile yaşamını sürdürebilir.
Kısacası ardıç; kozalaklarıyla, rüzgârla gerçekleşen üremesiyle, kuşlarla yaptığı görünmez ortaklıkla ve zorlu koşullara karşı direnciyle doğanın en karakterli ağaçlarından biridir.
Foto: wikipedyadan alıntıdır.



