Makineler düşünebilir mi?

Bu gerçekten çok az bilinen ve duyulduğunda insanı hayrete düşüren bir bilgi! 

Bugün tüm dünyanın konuştuğu yapay zeka (AI) ve makine öğrenmesi gibi kavramlar daha emekleme aşamasındayken, Cahit Arf bu konuyu derinlemesine düşünmüş ve vizyoner bir konuşma yapmıştır.
Olayın büyüleyiciliği şurada:
1959 Yılındaki O Efsane Konuşma 
Cahit_Arf), Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde bir halk konferansı verir. Konferansın başlığı tam olarak şudur:
“Makine Düşünebilir mi ve Nasıl Düşünebilir?”
Bu tarih çok kritiktir. Çünkü yapay zekanın babası sayılan Alan Turing, ünlü “Can Machines Think?” (Makineler Düşünebilir mi?) makalesini 1950’de yayınlamıştır.
Cahit Arf, dünyadaki bu en son bilimsel tartışmayı sıcağı sıcağına takip etmekle kalmamış, Türkiye’deki insanlara da anlatmıştır.
Konuşmadaki İleri Görüşlü Detaylar
Cahit Arf, o dönem henüz devasa oda boyutunda ve sadece basit matematik işlemleri yapan bilgisayarlara (o zamanki adıyla elektronik beyinlere) bakarak şunları öngörmüştür:
* İnsan Beyni ve Makine Karşılaştırması: Arf, insan beyninin çalışmasını elektrik devrelerine benzetmiş ve “Eğer insan beyni hücrelerin birbiriyle iletişimiyle düşünüyorsa, biz de makinelerde benzer yapay bağlantılar kurarak düşünme sürecini taklit edebiliriz” demiştir. Bu fikir, bugün yapay zekanın temeli olan “Yapay Sinir Ağları” (Neural Networks) mantığının ta kendisidir!
* Makinelerin Duyguları Olabilir mi?: Konferansta “Makineler insan gibi aşık olabilir mi, isteyebilir mi?” sorusunu tartışmıştır. Makinelerin emir almadan kendi kendine “isteme” yeteneği kazanıp kazanamayacağını sorgulamıştır.
* “Makine İnsanı Geçecek” Uyarısı: Daha o yıllarda, makinelerin insan hafızasından çok daha büyük verilere ulaşacağını ve insanlardan çok daha hızlı mantık yürütebileceğini söyleyerek bugünün yapay zekasının insan zekasını tehdit etme tartışmalarına (Superintelligence) 60 yıl öncesinden göz kırpmıştır.
Neden Önemli?
Cumhuriyetin ilanından kısa süre önce doğmuş, savaştan çıkmış bir ülkenin çocuğu olarak devlet bursuyla yurt dışına giden Arf; sadece formüllerle uğraşan soyut bir matematikçi olmamıştır. Dünyanın geleceğinin bilgisayar teknolojilerinde ve düşünen makinelerde olduğunu görecek kadar vizyoner bir felsefi derinliğe sahiptir.
Yani cebimizde taşıdığımız 10 TL’nin arkasındaki o güler yüzlü adam, aslında Türkiye’nin ilk “yapay zeka teorisyenlerinden” biridir
Turing’in Davranışçılığına Karşı Arf’ın Bilinci: Turing, makinenin taklit yeteneğine ve dış davranışına odaklanıyordu. Cahit Arf ise makinenin dili kullanabileceğini, mantıksal eliminasyon yapabileceğini kabul etmekle birlikte, insan ile makine arasındaki en büyük farkın “estetik bilinç” ve “insiyatif
[Tavuk ve Tavşan Problemi: Arf, konuşmasında karmaşık algoritma mantığını halka anlatmak için kümosteki tavuk ve tavşanların ayak sayısı bilmecesini bir makinenin nasıl adımlayarak çözeceğini modelledi. Bugün makine öğrenmesindeki “karar ağaçları” (decision trees) mantığını çok basit bir dille aktarmıştı
Erken Öngörü: Konuşmasının sonunda “Bu işin (gerçek anlamda düşünmenin) belki de hiçbir zaman yapılamayacağını zannediyorum” diyerek, günümüzde bile ChatGPT gibi modellerin aslında “gerçekten düşünüyor mu, yoksa sadece gelişmiş bir taklit ve örüntü eşleme mi yapıyor?” tartışmasını 60 küsur yıl öncesinden haber vermişti.
Kaynak: Edebiyat Külmtür Sanat Felsefe facebbook grubu paylaşımından alıntıdır.



