
- MHP kulislerinde salt çoğunluk kuralının korunması gerektiği savunuluyor.
Seçim yasası tartışması, Bahçeli’nin çağrısıyla 2028 takvimi öncesi iktidar içinde anayasa ve ittifak düzeni başlıklarını açtı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son röportajlarında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin uygulanmasında görülen aksaklıkların ele alınabileceğini söyledi. Bahçeli, seçim mevzuatı ve Siyasi Partiler Yasası’ndaki olası değişikliklerin yeni anayasa çalışmasıyla uyumlu yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Bahçeli’nin açıklamaları, TBMM’nin yeni yasama yılına yaklaşılırken iktidar cephesinde uzun süredir konuşulan dosyayı yeniden öne çıkardı. Ancak AKP tarafında bu başlık için hazırlanmış somut bir teklif bulunmadığı, parti kaynaklarınca dile getiriliyor.
Bahçeli’nin çağrısı yasa dosyasını açtı
AKP yönetimi Bahçeli’nin çıkışına ilişkin resmi bir açıklama yapmadı. Parti içinde yeni anayasa çalışmalarıyla birlikte seçim kuralları ve siyasi partilerin işleyişine dair mevzuatın uzun süredir değerlendirildiği, bu alanın 2023 seçim beyannamesinde de yer aldığı belirtiliyor.
Bir AKP yöneticisine göre bu tür düzenlemeler Meclis’te geniş mutabakat gerektiriyor. Aynı değerlendirmede, siyasi partilerin yaklaşımı ve takvimin uygunluğu halinde konunun yeni yasama döneminde ele alınabileceği ifade ediliyor.
AKP ve MHP kaynakları, iki parti arasında seçim yasasına özel yürüyen ayrı bir görüşme trafiği olmadığını söylüyor. MHP tarafında da Bahçeli’nin sözlerinin hazır bir kanun teklifinden çok tartışma zemini açma çağrısı olarak okunması gerektiği vurgulanıyor.
Yüzde 7 barajı ittifak hesabını değiştirdi
AKP içinde konuşulan başlıklardan biri, seçim kurallarının farklı kanunlara dağılmış olmasından kaynaklanan karmaşanın azaltılması. Milletvekili seçimlerinden seçmen kütüklerine kadar uzanan düzenlemelerin tek bir temel seçim yasasında toplanması önerisi bu çerçevede anılıyor.
Siyasi Partiler Yasası için ise parti kongrelerindeki usulsüzlük iddiaları ve bunlara ilişkin yargı süreçlerinin açıklığı tartışılıyor. CHP’de eski yönetimin yeniden göreve dönmesi ihtimali üzerinden yürüyen mutlak butlan tartışması, bu başlığı iktidar kulislerinde daha görünür hale getirdi.
Seçim ittifakları ayrı bir gerilim alanı oluşturuyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, bazı küçük partilerin seçim dönemlerinde “pazarlık partisi” haline geldiğini savunurken, muhalefet bu eleştirilerin ittifak sistemine yönelik yeni sınırlamalara zemin hazırlayabileceğini değerlendiriyor.
Türkiye’de resmi seçim ittifaklarına 2018 seçimleri öncesinde izin verildi. İlk modelde ittifak toplam oyu ülke barajını aştığında ittifaktaki bütün partiler barajı geçmiş sayılıyor, milletvekili dağılımında da ittifakın toplam oyu dikkate alınıyordu.
AKP ve MHP’nin 2022’de yaptığı değişiklikle ülke barajı %7’ye indirildi. Aynı düzenleme, milletvekili dağılımını ittifak toplamı yerine partilerin seçim çevrelerinde aldığı oylara bağlayarak küçük partilerin ittifak üzerinden sandalye kazanma imkanını daralttı.
2028 takviminde üç ihtimal
Cumhurbaşkanlığı seçimindeki 50+1 şartı, Cumhur İttifakı içinde farklı hesapların ortaya çıkabileceği başlıklardan biri olarak duruyor. MHP kulislerinde sistemde bazı iyileştirmeler yapılabileceği, ancak cumhurbaşkanı seçimi için salt çoğunluk şartının korunması gerektiği görüşü öne çıkıyor.
Bu tutum, ittifakların geleceğine ilişkin belirsizlikle bağlantılı anlatılıyor. MHP’li bir yetkili, Cumhur İttifakı’nın ileride aynı biçimde sürüp sürmeyeceğinin garanti olmadığını belirterek en çok oyu alan adayın seçildiği bir modelin iktidar değişimini kolaylaştırabileceğini savundu.
İlk ihtimal, düzenlemenin teknik sadeleştirmeyle sınırlı kalması. Bu durumda Meclis takvimi anayasa gündemiyle birlikte ilerler, AKP 2023 beyannamesindeki başlığı dar kapsamla işlemiş olur, parti sistemi açısından uygulama birliği öne çıkar.
İkinci ihtimal, ittifak ve küçük parti kurallarının yeniden yazılmasıdır. Böyle bir adım küçük partilerin pazarlık gücünü azaltabilir, büyük partilerin aday listesi stratejisini değiştirir ve muhalefet blokları ile Cumhur İttifakı için 2028 hazırlıklarını daha erken başlatır.
Üçüncü ihtimal, 50+1 şartının tartışmanın merkezine taşınmasıdır. Bu seçenek iktidar ortakları açısından daha yüksek siyasi maliyet üretir; açık başlıklar ise teklif metninin hazırlanıp hazırlanmayacağı, muhalefetin tutumu ve anayasa çalışmasıyla bağın nasıl kurulacağıdır.
Kaynak: atlas360



